SEO’nun Kısa Tarihi

359
SEO'nun Kısa Tarihi - Alfabetik sıralamadan, kullanıcı memnuniyeti, içeriğe önem veren yapay zeka algoritmaları ile yönetilen günlere geldik. Peki Nasıl?

SEO’nun Tarihi

Geçmişte SEO

Tim Berners-Lee tarafından 6 Ağustos 1991 yılında yayına başlayan ilk web sitesi döneminde tabiki dünyada SEO diye bir kavram yoktu. Dünyada olmasa bile benim için SEO’nun gelişimi ve tarihi aşağıdaki şekilde oldu.

90’lı yılların sonunda web sitesi yaparken temel html tekniklerini kullanıyorduk. Bir web sitesinde 3 satır java kod kullandığımızda arkadaşlar arasında FBI’ı hacklemiş gibi havamız oluyordu. Dünya için olmasa bile bizim için her şey çok basit ve temel seviyedeydi. Veritabanı, asp, php kodlama dilleri çok uzak olduğumuz konulardı. Zaten kodlama programlama dendiğinde bir çok kişinin aklına Pascal, Delphi gibi kodlama dilleri gelirdi. Konuyu daha iyi anlamanız için 2000 yılında Hürriyet web sitesinin ana sayfasının ekran görüntüsünü ekledim. Şimdiki haliyle kıyaslandığında gelişimi anlamak açısından oldukça faydalı olacaktır.

Hürriyet Gazetesi 2000 yılı ekran görüntüsü

SEO’nun asıl amacı olan arama motoru dediğimiz sitelere gelince Türkçe bir arama motoru aslında yoktu. Arama motoru görüntüsünde olan dizin siteleri vardı ki bunun en ünlüsü arabul.com’du. Bir şey aramamız gerekirse İngilizce bir site olan Altavista.com’a, crack dosyası arayacaksak Astalavista.com’a girerdik. Neyse…

Geçmişte SEO; Arama Motorlarında İlk Sırada Çıkma

Bir web sitesi yaptığımızda bunu Arabul ve Altavista’ya eklerdik. Ekleme dediğimiz ise bu sitelerde bulunan site ekle sayfalarında çıkan forma bilgileri girmekti. İstenen bilgiler sitenin adı, web adresi, açıklaması gibi bilgilerdi. Daha sonra bu sitelerin editörleri onay verir ve bizim eklediğimiz site arama sonuçlarında gözükürdü. Yani arama botu vs gibi yazılımlar yoktu. Tüm işlemler manüel ve site editörünün keyfine bağlı olarak ilerlerdi. Site editörü isterse ekler istemezse eklemezdi.

İşin komik yanı şuydu ilk popüler arama motorları sonuçları alfabetik sırayla gösteriyordu. Yani sizin alan adınız “Z” harfi ile başlıyorsa ağzınızla kuş tutsanız bile 1. sırada çıkamıyordunuz. Bir SEO uzmanı ‘nın (O zamanlar böyle bir meslek ve terim yoktu) müşterisini arama sitelerinde ilk sırada çıkarmak için yapması gereken tek şey müşterisine 0 rakamı vey A harfi ile başlayan bir alan adı aldırmaktı.

SEO Nasıl Ortaya Çıktı

İlerleyen zamanlarda Yahoo vs gibi arama motorları ile tanışsak bile interneti değiştiren şey bir arama kutusu ve 2 butonu (Ara ve Kendimi Şanslı Hissediyorum) olan Google oldu. Karmaşa yok, kafa karıştıracak yazılar makaleler yok… Beyaz bir sayfanın ortasındaki kutuya aradığınızı yazıyorsunuz inanılmaz bir hızda sonuçlar karşınızda…

Google add url sayfasından hazırladığımız siteleri Google’a eklenme başvurusu yapıyorduk ama Google asıl site verilerini DMOZ’dan alıyordu. (DMOZ büyük arama motorlarının itibar ettiği milyonlarca web sitesinin konu içeriklerine göre kategorilendirildiği ve gönüllü kişilerin kategori yöneticiliği yaptığı dünyanın en büyük dizin sitesidir.) Bu sebeple hazırladığımız web sitelerini ayrıca DMOZ’ada kayıt ettiriyorduk.

İşte 2000’li yıllarda SEO dediğimiz iş bu kadardı…

Anlayacağınız alfabetik sıralamadan, kullanıcı memnuniyeti ve içeriğe önem veren yapay zeka, blockchain algoritmaları ile yönetilen bir döneme geldik.

SEO’nun İlk Yılları

SEO’nun ilk yılları oldukça basitti ve çoğu şey oldukça basitti. Web tasarımcılar organik arama sonuçlarında üst sıralarda yer almak için anahtar kelime doldurma, aşırı etiketleme ve spam backlinklerden fazlasıyla yararlanmaktaydılar. Çünkü bunları denetleyecek bir yapı veya algoritma yoktu. Algoritmaların güncellemeleri yapılsa bile tamamlanması birkaç ayı buluyordu. Özet olarak siyah şapka SEO taktiklerinin tümü rahat ve sorunsuz bir şekilde kullanılıyordu. 

SEO’nun Tarihsel Gelişimi

1991- İlk web sitesi yayın hayatına başladı.

1993- Excite arama motoru oluşturuldu. Excite site bilgilerini kataloglaştırıp sonuçları aranan kelimelere göre listeleyen ilk arama motoru olarak kabul edilmektedir.

1994- Yahoo sahneye çıktı.

1994 – Oluşturulan tüm sayfaları indexleyen ilk tarayıcı.

1997 – Google sahneye çıktı

1998 – Google beta, PageRank’i kullanıyor ve Link Juice kullanıyor yani arama motorlarında linkler arasındaki ilişki başladı.

1999 – Kara Pazartesi! Altavista arama motoru, yeni algoritma, indeksleme ve sıralama algoritmasını oluşturur ve uygular. Birçok site kaybolduğu için Kara Pazartesi olarak anılır.

2000 – Google, AdWords BGBM’ni (bin gösterim başı maliyet) başlattı.

2003 – Google Florida güncellemesi. Bu güncelleme ile anahtar kelime doldurma işlemini cezalandırır.

2005- Google Analytics’in piyasaya sürüldü. Big Daddy güncellemesi yapıldı: Google, yönlendirmelerin işlenmesini (301-302) bağlantıların ve teknik sorunların kurallara uygun hale getirilmesini bir standart haline getirdi.

2006 – XML ​​Site Haritaları kullanıma sunuldu. Bu arama motorlarının siteleri indexlemesini kolaylaştırdı.

2008 – Google Suggest başladı. Böylelikle anahtar kelime araştırmaları kolaylaştı

2009 – Caffeine güncellemesi. Hız taraması için tasarlanan ve endeksi gerçek zamanlı olarak sıralayacak şekilde genişleyen altyapı değişikliğidir.

2010 – Google ve Bing, sosyal medya platformlarını Twitter ve Facebook’un arama motoru sıralamasını etkilediğini doğruladı.

2011 – Panda Farmer Güncellemesi – Düşük kaliteli içeriğe sahip web sitelerini cezalandırıldı. SEO’yu daha yüksek kaliteli içeriğe odaklanmaya zorlayan bir sektör haline getiren ilk adımdı.

2011- Schema.org başladı. Google, Yahoo ve Microsoft yapılandırılmış veriler için destek verdiğini açıkladı.

2011 – Google+ başladı.

2012 – Penguin güncellemesi: Google, spam backlink oluşturan, anahtar kelime doldurma ve spam yapan web sitelerini cezalandırdı.

2013 – Hummingbird güncellemesi. Bu, Google’ın tarihindeki en büyük algoritma güncellemesiydi. Hummingbird, arama motoru sorgularına akıllıca yaklaşarak, sorguyu yapan kullanıcıyı tanıyıp ona uygun sonuçlar çıkarmayı hedefleyen bir güncellemeydi.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here